Melekli Kasabasında Ehya Gecesi | Iğdır

Iğdır Sevdası Kitabında Melekli | Ekber Tufan Anıları


Ali Ekber Tufan Anıları













ERMENİ DIRO MESELESİ


1918-20 yılları arasında Iğdır ve Erivan bölgesinde yaşanan iç savaşyıllarında, Ermeni komiteciların ve Taşnak Partisinin bu bölgedeki lideri Dıro’nun adını bilmeyen yoktu. Dıro’nun ismi, bu dönemle ilgili yazılmış tümtarih kitaplarının en baş sıralarında yer alır.
Dıro, 1920’den önce Iğdır merkezde ikâmet edermiş. Bugün, Şehit Mehmet Çavuş Caddesi üzerinde, askeriyenin kullandığı kırmızı kiremitli evler, Dıro’ya aitmiş.
Milli Mücadele yıllarında Ermeni komitacılara karşı en büyük direnişi gösteren köylerin başında Melekli gelirdi. Rahmetli Hacı Ekber Tufan’ın liderliğinde örgütlenen köy halkı her seferinde Ermeni saldırılarını püskürtmüş, ciddi bir zayiat vermemiştir. Bu nedenle Dıro ve Hacı Ekber Tufan, savaşan iki toplumun iki lideri olarak birbirlerine karşı cephe almış ve kıyasıya mücadele etmişler.

İkinci Dünya Harbi nedeniyle Hac ziyareti uzun yıllar hükümet tarafından askıya alınmıştı. 1950’li yıllarda Hac yolculuğu yeniden açılınca bu kafileye ilk katılanlardan birisi de Hacı Ekber Tufan olmuştu. Kutsal topraklardan yeni dönen Hacı Ekber Tufan’ı ziyarete gitmiştik. Ben genç bir delikanlı, odanın bir köşesinde oturmuş, yaşlıların konuşmalarını
merakla dinliyordum. O gün Hacı Ekber Tufan şu olayı anlattı: “Biliyor musunuz ben kiminle görüştüm?  Hac dönüşü otobüsümüz Beyrut’ta yarım saatlik bir mola vermişti.
Aşağı inip, alışveriş yapmaya karar verdim. Bir gurup arkadaşla birlikte önümüze çıkan bir manifatura dükkanından içeri girdik. Aramızda Türkçe konuştuğumuzu duyan dükkân sahibi de bizimle Türkçe konuştu. “Hacı beyler nerelisiniz?” diye sordu. Hepimiz sırayla cevapladık. Sıra bana gelince,
“Iğdırlıyım” dedim. Bu söz üzerine adam heyecanlandı, sevinerek, “Bizim patron da Iğdırlı” dedi. Meraklanıp, “Patronunuz kim?” diye sordum. Satıcı tek kelimeyle,  Dıro” demez mi!.. Satıcı hemen telefona sarıldı, “Patron burada bir Hacı Bey Iğdırlı olduğunu söylüyor” dedi. Ben telefondaki satıcıya eğilerek,
“Melekli köyünden Ekber Tufan deyin o beni tanır” dedim. Dıro, satıcıya, “Hemen o arkadaşı eve gönder! Misafirim olacak” şeklinde emir verdi. Ancak bizim otobüs yola çıkmak üzereydi. Otobüse binip koltuğuma oturduğum zaman garip bir duyguyla irkildim. Yıllar önce ölümüne savaştığım Dıro’yla bir gün Beyrut’ta bu şekilde karşılaşacağımı söyleselerdi nasıl inanabilirdim. Onun düşmanlığını ve dostluğunu içimde yad ederek Beyrut’-tan ayrıldık”  

 MÜCAHİT ÖZDEN HUN’A TEŞEKKÜRLER..


Yorumlar